miras hukuku miras avukatı

Türk Medeni Kanunu’na göre, vefat eden kişinin, hayatta kalan eşinin miras oranı, miras bırakanın çocukları yok ise ½ oranındadır. Diğer kalan ½’lik miras payı ise vefat eden kişinin anne ve babasına aittir. Eğer vefat eden kişinin çocuğu varsa ise bu miras oranları farklılık göstermektedir. Bu takdirde hayatta kalan eşin miras payı oranı ¼’tür. Geri kalan ¾ ise çocuklara veya çocuğa aittir. Eğer miras bırakanın çocuğu kendisinden önce vefat etmiş, fakat çocuğunun çocuğu mevcut ise miras payı ona geçmektedir. Miras bırakan kişinin büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalmaktadır. Resmi vasiyet; noterde veya sulh hukuk mahkemelerine başvurularak düzenlenebilir. Bu tip vasiyetname, resmi memur marifetiyle iki tanığın huzurunda düzenlenir. Miras bırakan arzu ve isteklerini resmi memura sözlü olarak bildirir. Resmi memur, miras bırakanın arzu ve isteklerine uygun olarak bu hususları yazıya döker.

İradi mirasçılıkta ise, vefat eden kişi vefat etmeden önce mirasçısı olmasını istediği kişiler ile miras sözleşmesi yaparak veya hazırladığı vasiyetname ile kendisine mirasçı atayabilmektedir.

Miras avukatı arayışı olan kişilere, tüm Türkiye’de AVUKAT AZİZE YÖRECİ hukuki destek sağlamaktadır. Miras hukukunun temel iş ve işlemlerinden olan vasiyetname düzenlenmesi, miras sözleşmelerinin yapılması, mirasın reddi davası açılması, tereke tespiti davası açılması, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasının açılması, tenkis davası açılması, muris muvazaası davalarının açılması gibi işlemlere ek olarak veraset ilamının alınması ve intikal işlemlerinin yapılması gibi tüm süreçleri takip edilmektedir,

Miras Avukatı Dava Vekilliği Hizmetleriz

Mirasçı Kimdir? Muris ne demek anlamı ne?

Muris; Arapça kökenli bir kelimedir ve “miras bırakan” anlamına gelir. Hukuki olarak ölüm durumunda miras bırakan gerçek kişiye muris adı verilir. Ancak kanunlar gereğince tüzel kişiler özelliklerinden dolayı muris olamazlar.

Vasiyetname, bir kişinin hayatta iken, öldükten sonra mirasının kimlere kalacağını, nasıl paylaşılacağını düzenlediği evraktır. Bunun hukuken tanımı, ölüme bağlı tasarruftur. Yani vasiyetname ile kişi, henüz hayatta iken, kendi mal varlığı üzerinde, ancak öldükten sonra hüküm ifade edecek tasarruflarda bulunabilmektedir. Vasiyetname 3 farklı şekilde tanzim edilebilmektedir:

  • Resmi Vasiyetname
  • El Yazılı Vasiyetname
  • Sözlü Vasiyetname

.

  • Yasal Mirasçı: Miras hukukuna ilişkin temel düzenlemeler 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nda yapılmıştır. Buna göre TMK md. 495-501 gereği miras bırakanın kan hısımları, evlatlık ve altsoyu ile sağ kalan eş yasal mirasçıdır.
  • Atanmış Mirasçı: Miras bırakanın hür iradesiyle mirasının bir kısmını veya tamamını belirli bir kişiye miras bırakması halinde mirasçı sıfatına haiz olan kimsedir. Miras bırakan bir vasiyetname düzenlemek sureti ancak bir kimseyi atanmış mirasçı olarak tayin edebilecektir.

Muris Muvazaası Davası

Miras bırakanın sağlığında diğer mirasçılara herhangi bir karşılık olmaksızın yapmış olduğu kazandırmaların bulunması halinde bu tasarruf nedeniyle miras payında azalma meydana gelen mirasçı denkleştirme davası açarak yapılan işlemden kaynaklı zararını talep edebilecektir. Örneğin miras bırakan sağlığında bir kısım taşınmazlarını mirasçılardan yalnızca birine bedelsiz olarak devretmişse, miras bırakanın ölümünden sonra bu taşınmazlardan hak sahibi olması devirle engellenen mirasçı dava açarak denkleştirme talep edebilecektir.Ölünceye kadar bakma sözleşmesi Burada devre konu mal varlığının saklı payı aşıp aşmadığına da bakılmaz. İşte bu işlem görünüşte bir satış işlemi gibi yapılmış olabilir. Bu durumda muvazaalı yani danışıklı bir işlemin varlığı söz konusu olacaktır. Bunun miras hakkı olan kişiler arasında gerçekleşmesi halinde muris muvazaasının varlığından bahsedilebilecektir.Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir.

Madde 419 – Mirasbırakanın birinci zümre mirasçıları, onun altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş çocukların yerini, her ta-bakada halefiyet yolu ile kendi altsoyları alır. Mirasbırakanın ölümünde altsoyla birlikte sağ olan baba ve ananın herbiri, onaltıda bir oranında mirasçı olur.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir